Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

HEYELAN

* Binlerce yıllık Eski Gördes neden kaydı?

* O günlerle ilgili Zekeriya Yurdoğlu'nun günlüğünde neler yazılıydı?

* Gördes'i Ayvalık'a taşımak teklif edildi mi?

* Halk direndi mi?

* Demokrat Partinin Türkiye'deki İlk Belediye Başkanlığını Gördes'te kazanmasının hikayesi neydi?

* Halil Zeybek belediye başkanı seçilme hakkını neden Hayri Büke'ye verdi?

* Gördes'in yeni yerinin ne gibi olumlu özellikleri vardır?

    Bu konu önemle özerinde durulması gereken ve sonraki nesillerin bilmesini gerektiren bir konudur. Gördes iki defa büyük felakete uğramıştır.

1-Yunanlıların Gördes'i yakması,

2-Gördes heyelanı (yer kayması).

    Gördes, geçmişi Romalılara kadar dayanan -belki daha da eski- bir şehirdir. Alt yapısı çok iyi olup, kanalizasyon şebekesi bir koyunun rahatlıkla geçebileceği genişlikte idi. Yunanlıların 1921'de şehri tamamen yakmasıyla bu kanallar tıkanır. Kanalizasyon ve diğer sular yol bulamayınca alt tabakalara iner. Taban da killi olunca şehrin altı kayganlaşır. Bunun sonucu olarak da heyelan meydana gelmiştir. 3 bin yıldan beri heyelan görmeyen Gördes, yangından 11 yıl sonra başlayan bu felaketle karşılaşmıştır. Konuyu inceleyen ilim adamlarının da izahları bu şekildedir. Yangın enkazı üzerine acele olarak kurulan Gördes, halkın ileri derecede fakirleş- mesi, savaşlardan yorgun ve fakir düşmüş devletten de pek yardım alamaması sonucunda, temelleri zayıf ve düzensiz bir şekilde olarak yeniden kurulur. Gördes evleri genellikle altında hayvan bağlayacak damı olan taş ve kerpiçten yapılmıştır. Geceleri yatarken, otururken, yürürken gıcırtılar meydana gelmeye başlar. Bu özellikle çaya yakın evlerde daha fazla olur. 1932-1935'li yıllarda evlerin duvarlarında çatlaklar başlar. Bu çatlakları halk gördükçe tamir eder.

    Zekeriya Yurdoğlu 1940-1941 döneminde parasız yatılı imtihanlarını kazanarak Kütahya'ya gider. Meraklı ve dikkatli kişiliği onu günlük not tutmaya sevk etmiştir. O yıllarda tuttuğu not defterinden bazı alıntılar şöyledir:

1 Mart 1940:

    Bugün Halkevi kütüphanesinde birikmiş gazeteleri karıştırırken 24 Şubat 1940 tarihli Ulus gazetesinde "Gördes Cuma mahallesinde heyelandan 20 evin hasar gördüğünü, can kaybının olmadığını, tehlikeli evlerin boşaltıldığını, Nakıpağa mahallesinde ise -oturduğumuz mahalle- hasar olmadığını " okudum.

5 Mart 1941, Antalya:

    Bugün 27. Şubat 1941 tarihli Karagöz gazetesinde, Gördes'teki heyelanın bütün şiddetiyle devam ettiğini okudum. Haberde; "sokaklar yarılıyor, evler yıkılıyor, sokaklarda büyük çöküntüler meydana gelmekte, fazla yağan yağmurlar toprak kaymasını hızlandırmaktadır. Bazı yerler yağmur ve yeraltı suları ile göl haline gelmiştir. Belediye tehlikeli evleri tahliye etmektedir " denilmektedir. Annemler için çok korktum. Şimdi Gördes'te bulunan anneme mektup yazıyorum. Durumu öğrenmeliyim.

19 Mart 1941 :

    Gördes'teki heyelan hakkında İzmir'de çıkan Anadolu gazetesinde bir haber var. Buna göre: "Cuma, Nakıpağa ve Uzunçam mahallelerinde halk çadırlara çıkarılıyor. "Bugün yeğenim Zeki'den bir mektup aldım. Gördes'e gitmiş. Gazetelerde bahsedildiği kadar bir hasarın olmadığını yazmış. Bizim evlerde bir şey yokmuş. Annemlerde de bir şey yokmuş. " Ama bu mektubun beni rahatlatmak için yazılmış olduğunu tahmin ediyorum.

    Eski Gördes'in bir başka yere taşınması konusu ilk defa 1921 yangınından sonra gündeme gelmiş, ancak imkân-sızlıklar sebebiyle mümkün olmamıştır. 1930 yılına kadar yangın enkazı üzerine olan yeni evlerin inşası sürmüş, 1932'den itibaren de yer kaymasını ilk işareti olan çatlaklar ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte 1921 yılında bile toprak kaymasının varlığı "Demirci Akıncıları" kitabında yer almaktadır. "Çaydan dolayı Gördes'in havası ayaz yapar. Kasabanın olduğu arazide toprak kaçıklığı denilen heyelan hadisesi mevcut olduğundan, binaların ömrü pek azdır. Güzel hükümet binasının, çayın karşısında inşa edilmesi, sırf kasabanın o tarafa nakline ve kasabayı bu araziden kurtarmak maksadına matuftur. " denilmektedir.

    Yukarıdaki günlük notlarından da anlaşıldığına göre, heyelan 1940'ın Şubat-Mart aylarında ciddi bir hal almıştır. Heyelan aslında tanım olarak, yoğun yağışlardan sonra bir toprak kitlesinin kısa sürede yer değiştirmesidir. Burada da aynı terim kullanılmışsa da, aslında olay büyük kütle hareketidir. Ayrıca Divan ve Kurtuluş mahalleleri kanalizas- yonları sağlam kalmış, bu yüzden bu iki mahalle olaydan etkilenmemiştir. Buna rağmen şehirle ilgili kararlar tamamı için alınmıştır. Oturulamayacak kadar hasar gören evler tahliye edilir. Az hasarlı olanlar da ise, mevsimin kış olması dolayısıyla ev sahipleri oturmaya devam ederler. Bu durum bir müddet devam eder. 1941'de devlet konunun üzerine ciddiyetle eğilir. İncelemede bulunmak üzere Gördes'e işin uzmanları, jeologlar gelir. "Taşcak Harman, Kocamurtluk" denen yerlerde incelemeler yaparlar. Şehrin taşınabileceği sağlam zeminli yer ararlar. Kasabanın nereye taşınacağı hususunda farklı öneriler gelmiştir. Bunlar;

1.Eski Gördes'in bulunduğu yerin güney doğusun- daki eğimli yamaçlar,

2. Kuzeyde Kepez dağı sırtlarındaki Kocamurtluk mevkii,

3. Balıkesir-Ayvalık yakınlarındaki bir bölge (A-18).

    Halk yangından çıkmış, yokluk içinde iken yeniden ev yapmak çok ağır geleceğinden, özellikle fakir kesimler şehri terk etmek istemezler. Gördes'in bugünkü bulunduğu yere taşınmasına karar verilir. Bunun için 1950'de TBMM'de konu ile ilgili bir kanun çıkarılır. Halk partisinin iktidarda olduğu bu zamanda çıkarılan "Gördes'in Nakli Kanunu" ile Gördesli- lere ev yapmaları için uzun vadeli kredi ve diğer yardımlar gündeme gelir. Fakat halkın direnişi de devam eder. Çünkü halkın gücü yoktur. Hükümet halkı dolaylı olarak mecbur etmek için, Yeni Gördes'e bir ilkokul yapar ve devlet dairelerini oraya taşır. Bir süre iş için yay veya hayvanla gidip gelmeler olursa da halk yeni şehre taşınmanın gerekliliğini anlar. Halka Yeni Gördes'te bedava arsalar verilir. Halk eski Gördes'teki yıkılmış evlerinin kerestelerini buraya taşıyarak zor şartlar altında evini yapmaya başlar. 1948-1950'lerde Belediye Başkanı rahmetli Hayri Büke'dir. Heyelanın yükünü kaldıran Hayri Büke olur. Hayri Beyin şehrin taşınmasında büyük emekleri geçmiştir.

    Hayri Büke'nin belediye başkanı oluşu her yönden çok ilginç ve tarihidir. Türkiye'de 1946'da Demokrat Parti kurulur. Halk arasında Demir Kırat diye anılır. Gördes'te 1948'de belediye başkanlığı için ara seçim yapılır. Çünkü belediye başkanı Ali Rıza Yücel ve arkadaşları suistimal sebebiyle görevden alınırlar. (Mahkemeleri 1950 genel affı dolayısıyla düşmüştür) Normal seçimler 1950'de yapılması gerekirken, bu olay dolayısıyla erken seçim kararı alınır. Yapılan seçimi Demokrat Parti kazanır. O zamanki seçim sistemine göre, halk önce belediye meclisini seçer, meclis de içinden birini reis atardı. Reis ise genellikle belediye meclis seçiminde en çok rey (oy) almış üyeyi seçerdi. Bu seçimde en çok oyu Mustafa Zeybek'in babası Halil Zeybek alır. Meclis onu reis seçmek ister. Ancak Halil Zeybek dindar kişiliğinden dolayı, ziyafet ve karşılamalar yönünden karşılaşabileceği sıkıntıları düşünerek kabul etmez. Bunun için Belediye Meclis toplantısında;

"Eksik satmalı,

Su katmalı,

Oturup beraber atmalı"

yı yapamayacağım diyerek (Burada rakı içmek kastedilmektedir) bu vazifeye o zamanki Demokrat Parti Gördes ilçe reisi olan Hayri Büke'nin seçilmesini ister. O da memnuniyetle bu teklifi kabul eder ve reis seçilir. Böylece ona, millet vekilliğine kadar varacak siyasî hayatının kapıları açılmış olur. Bu seçim, kuruluşundan sonra Demokrat Parti (DP)'nin Türkiye'de kazandığı ilk belediye başkanlığı olur. Seçimden sonra teşekkür için Celal Bayar Gördes'e ziyarete gelir. 1950'de Demokrat Parti iktidar olunca, Hayri Büke'nin de gayretleriyle Gördes hükümetten iyi destek ve yardımlar alır. Gördes'e daha çok hizmet gelir.

    Rahmetli Sait Demirağ'ın Hamdi Keçeci'ye anlattığına göre; askerden yeni geldiği sıralarda söz konusu belediye başkanlığı için seçim kararı alınmış ve Seçim tasnif kurulunda ona da görev verilmiştir. Seçimlerde "Açık rey, Gizli tasnif" gibi antidemokratik bir kural uygulanmaktadır. Sayım sırasında bazı oyların DP yerine Cumhuriyet Halk Partisine yazılmaya çalışılması üzerine korkusuz bir karaktere sahip Sait Demirağ, silahını çekerek buna mani olmuştur.

    Sonra belediye bir otobüs alarak iki yer arasında çalıştırır. Bu nakil işi 1960'lara kadar sürer. Daha sonra devlet Yeni Gördes'in planlı bir şekilde gelişmesi için kendi imkanlarıyla tek tip evler, mahalleler yapar. Banka evleri, iskan evleri bunlardandır. Bu durum nakil işini teşvik eder.

    Bu arada Eski Gördes'te hali vakti müsait olanlar, "Yeni Gördes'te yeni baştan ev yapacağıma Akhisar'da, Salihli'de, İzmir'de ev yaparım ya da satın alırım " diye düşünerek buradan taşınırlar. Gördes'in yakın köylerinden de hali iyi olanlar, Gördes'ten ev alarak, ev yaparak yerleşmeye başlarlar.

Yeni Gördes'in konumunun bazı önemli özellikleri vardır. Bunlar;

1. Eski Gördes'in 2, 5 km kuzeyinde ve 100-150 metre daha yüksek olan yeni alanın toprağı daha dirençli ve eğimi daha az olduğundan kayma tehlikesi yoktur.

2. Eski Gördes'ten geçen kuzey doğu-güney batı istikametindeki fay hatlarından 2-3 km uzaklaşılarak şiddetli deprem tehlikesinden korunulmuştur.

3. Çevre ilçelere olan yollar korunmuş olduğundan yeni yol yapımı gerekmemiş, Eski Gördes'ten fazla uzaklaşılmadığı için de tarım alanları el değiştirmemiştir.

4. Konum itibariyle içme suyu problemi olmamış, güneye doğru şehrin genişleme alanı sağlanmıştır.

    Gördes'in bu kaderine benzer kadere sahip, yer kayması dolayısıyla yeri değiştirilmiş bazı köylerimiz de vardır. Bunlar; Çiğiller, Tepeköy, Yakaköy ve Yeniköy'dür (A-18).

    Her şeye rağmen bugünkü Gördes, şehircilik, tabiat şartları, havasının temizliği ve orman içinde olması bakımından Ege bölgesinin en güzel şehirlerinden biridir. Ancak Eski Gördes'te doğup büyüyenler için, orası hep özlenen, hayal aleminde dolaşılan, rüyaların görüldüğü yer olarak kalmaya devam edecektir.

<-- GERİ ANA SAYFA İLERİ -->